Selam sitene hoşgeldin. Simavlilar.com'da Facebook hesabınla yorum yazabilir, haberleri paylaşabilirsin!

DİVANBİLGİ EKLE

Simavlılara Facebook İle Bağlan

Emet İlçesi


SELÇUKLULAR DÖNEMİ

Emet, gerek Selçuklular, gerek Germiyanoğulları döneminde bir merkez oldu. Selçuklular’ın Kütahya’yı ele geçirdikleri senelerde (M.S.1071-1080) Selçuk Beylerinden olduğu sanılan (Babuk) Beyin veya babası Yakup Bey’in zamanında Eğrigöz Emet’in şenlendiği bilinmektedir. Cami mütevellilerinden Keşkekçinin Ömer Efendi, elimde bulunan Babuk Bey Camii Vakfıyesinde, Eşrefi Ümera-il İzam Velkübebe-il Kiramel Haç Babuk Bey İbni Yakup Bey, İbni İskender Bey 832 hicri tarihi görülmüştür. İşte bu Babuk Bey, daha sonraları Germiyanoğullarının idaresine katılarak Emet-Simav dolaylarını bir voyvoda olarak yönetmiştir. Babuk Bey Camii ve öteki eserleri bu tarihlerden kalmıştır.

OSMANLI DÖNEMİ

Sultan 2. Beyazıt devrine ait tahrir defterlerinde 1520 tarihli yazılar ile Emet’in Simav ile birlikte Kadılık Bölgesi olduğu bilinmektedir. 1571 tarihli defterde ise, Emet’in ayrı bir Kadılık olduğu anlaşılmaktadır.

Emet, Osmanlılara kesin olarak katıldıktan sonra bir Voyvodalık getirilerek Nasuhoğlu’nun yönetimine bırakıldı. 1793’de, Uşak Voyvodası Acemoğlu Ahmet, halka ettiği zulüm yüzünden azledilmiştir. Anadolu Beylerbeyi Çandarlızade Ali Paşada onu cezalandırıldı. Bunu öğrenen Acemoğlu Ahmet, Banaz Kalesine sığınmış burada fazla dayanamayacağını anlayınca da Simav’a kaçmıştır. Burada bir süre direndiyse de, Simav ve Gediz Voyvodası Nasuhoğlu Nasuh Ağa tarafından yakalanarak öldürülmüştür. Hurşit Paşa’nın Anadolu Beylerbeyliği sırasında, 1816’da, yaptığı zulümlerden dolayı daha önce yakınmalara yol açmış olan Gediz Voyvodası Nasuhoğlu Nasuh Ağa’nın takibine karar verilmiştir.Hurşit Paşa’nın yerine beylerbeyliğine atanan Alaaddin Paşa tedbirsiz davranınca asker ve zahire toplayan Nasuh Ağa savunmaya geçti.

Beceriksizlikleri ve yolsuzlukları İstanbul’a bildirilen Alaaddin Paşa’nın yerine getirilen Karahisar-ı Sahip Mutasarrıfı Mismiran (Beylerbeyi) Hasan Paşa, 6000 asker ve yüklüce teçhizatla Nasuh Ağa üstüne yürüdü. Eğrigöz, Dağardı ve Simav ‘daki mallarına el konulan Nasuh Ağa yakalanarak öldürüldü. 1867 Vilayet Nizamnamesinde Eğrigöz (Emet), Hüdavendigar Vilayetine bağlı Kütahya Sancağı’nın Kazası’dır. Eğrigöz (Emet), 1877 ve 1903 Devlet Salnamelerine göre, Hüdavendigar Vilayeti, Kütahya Sancağı, Merkez Kazasına bağlı nahiye durumundadır. 1906 Hüdavendigar Vilayet Salnamesi, 1898’de Eğrigöz (Emet) Nahiyesinin Demirli Köyün’deki krom madeninin Dimitraki Mezbeki ve ortaklarına ihale edildiğini yazmaktadır.

KURTULUŞ SAVAŞINDA EMET

Emet Milli Müfrezesi

İlçemize gelen Dr. Fazıl Bey ve Mustafa Beyler, Ankara’dan aldıkları emirle memleketin durumunu anlatarak halkımızı bilinçlendirmiş ve Emet Müdafa-i Hukuk Cemiyeti’ni kurmuşlardır. Yunan Birlikleri Simav yakınlarında toplanmaya başladıkları günlerde Dr.Fazıl Bey, 27 Temmuz 1920 tarihinde Kütahya’ya bir telgraf göndererek durumu bildirir. Bunun üzerine Çerkez Ethem Simav’daki direnişi kırarak Yunan’lıyı Demirci’ye geri gönderir. Yerel örgütlenmelerin ne denli önemli olduğunun bir kanıtı olan bu olay, Emet’li örgüt mensuplarına güç kazandırmıştır.

İlçemizin Kurtuluş Savaşındaki ilk resmi görevi ise, Gediz Taarruzuna katılmasıdır. Kuva-i Seyyare kurmay başkanlarından olan Dr. Fazıl Bey bir müfreze ile bu taarruza katılmıştır. Taarruzun hemen ardından ise, Gediz ilk olarak Emet Müfrezesine girmiştir.

Çerkez Ethem Ankara’yı ele geçirmek sevdasına düşünce, Emet Müfrezesini de kendi saflarına katmak isteyerek Dr. Fazıl Bey’e bir telgraf çeker. Telgrafa inanmakta tereddüt eden Dr. Fazıl Bey durumu Ankara’da bulunan İsmet Paşa’dan öğrenir. Bunun üzerine Dr. Fazıl Bey, bugün halen nereden geldiği bilmediğimiz bir takım silahları posta çavuşu Bekaroğlu Mehmet vasıtasıyla güvenilir kimselere dağıtır. Daha sonra ise, Gediz taarruzuna beraber katıldığımız Bolşevik taburu, Çerkez Ethem yanında yer almışsa da Kütahya’da direnişin kırılmasıyla Emet’e sığınmıştır. Dr. Fazıl Bey’in çalışmaları Bolşevik tabur komutanı teslim olmuştur (Milli Kurtuluş tarihi Doğan AVCIOĞLU sf.584). Dr. Fazıl Bey’le Dr. Mustafa Bey 150 kişilik teşkilatlarla Emet civarında Yunanlılarla mücadele ederken diğer müfrezelere yardım etmiş, zaman zaman da yapılan baskınları, bizzat organize etmişlerdir.

EMET‘İN  İŞGALİ

İzmir’e yerleşmiş bulunan Yunan birlikleri 3 koldan Anadolu’ya sarkmaya başlamıştır. Hedef ; Gediz ve Menderes Vadileridir ve 14/08/1921 tarihinde Emet işgal altındadır.

Halk evlerine kapanır. Yunan süvari askerleri Emet sokaklarında … şehir dışına çıkışlar yasak. Şüpheliler tereddütsüz öldürülür. Günlüce kasabamızda erzak vermeyenler ; çeşitli işkencelerle öldürülür. Karanlık, acı ve zulüm dolu günler yaşanmaktadır. 24 Nisan 1922 sabahında, toplu ve şuurlu ilk hareket başlar… Değirmisaz köyüne giden 12 Yunan askerinin ellerindeki tüfekler dikkati çeker. Çünkü, işgal altıdaki bu güzel yurt parçasında silahsız, cephanesiz bir halk vardır. Korkusuz yiğitler düşman askerlerini pusuya düşürüp imha edeceklerdir. Günlüce’den Giziroğlu Mehmet, Mustafa Peker, Ali Sağlam, Sadık Ayan, Ali Bayram, Hasan Can, Hasan Zengin, Recep Zengin, Dereli Muhtarı Hasan Patlak yolu keserler. Baskın başarılı olmuştur. Canını zor kurtaran 2-3 Yunanlı, Emet’e gelerek birliklerine haberi ulaştırır. Derhal yola çıkarılan bir müfreze, o zaman Değirmisaz muhtarı olan Kadıoğlu İsmail ile köyün ileri gelenlerinden 2-3 kişiyi Emet’e getirerek hükümet konağına hapsederler. Bu arada Emet halkı boş durmamaktadır. Dr.Fazıl müfrezesi milli ateşi devam ettirmekte, Günlüce’de ise, Yüzbaşı Ragıp ve Mülazım Şükrü, çeteleri yetiştirip talim ettirmektedir. Hükümet Konağında bulunan esirlerin ayak derileri kesilirken, oturdukları yerden mezarları da kazdırılmaktadır. Yunan komutanı ise talimatı vermiştir. “Günlüce’nin en güzel kızı ile evleneceğim” Bu durumu haber alan Hatipoğlu, Emet yer altı örgütüne şifreli mesajını yollar ; “Yarın ırzınız beylik, malınız yağma” Artık “dur” deme zamanı gelmiştir. Düşmanın bulunduğu Hükümet Konağına, geceleyin, ani baskın düzenlenecektir.

EMET OLAYI

Artık baskın kaçınılmaz olmuştur. 27 Nisan sabahı çeteler Emet’e gelip eli silah tutan tüm halkın iştirakiyle, Yunan bayrağı dalgalanan Hükümet Konağını sararlar. Damlardan, köşe başlarından, pencerelerden ateş başlar.

Yangın tulumbasına gazyağı doldurulup her taraftan binaya püskürtülür ve daha sonra halkın tabiri ile kalaycı gavuru olarak Artin’nin eline verilen yanan bez parçası ile arka merdivenlerden bina tutuşturulur. Pencereden atlayanlar, kapıdan fırlayanlar kurşunlanmışlardır.

O gün, 60-70 kişiden oluşan Yunan birliği imha edilir. İlçemiz halkından ise sadece Giziroğlu Mehmet hafif yaralanmıştır

CEVİZDERE ZAFERİ

Hükümet baskını haber alan Tavşanlıdaki Yunan Tümeni, Emet’e bir tabur asker sevk etmiştir. İşte, yerli ahali ile düşman arasındaki asıl çarpışma burada cereyan etmiştir. Hükümet Konağı baskınının intikamı için Yunan birliğinin geleceğini bilen halk, 80-100 kişiden ibaret bir güçle Cevizdere boğazında pusu kurar. İki tarafı yamaç olan bu boğazı geçmekte olan Yunan taburu Günlüce köylerinin de ricat yolunu kesmeleri ile iki ateş arasında alınmışlardır. Siperde nöbet tutan yorgun yiğitlerden Porsuğun Ahmet isimli vatansever (14-15yaşlarında), en önde gelen yunan komutanını gümüş yansıması sebebiyle gözlerini açar. At üzerinde Yunan komutanını karşısında görünce, “Bismillah” çeker ve dokunur tetiğine.

Cevizdere cehennem… Bir taburun, 80-100 kişi tarafından imha edilmesi, hiç şüphesiz, silah omuzda hiç bir şeyden habersiz saf halinde yürürken tam bir pusuya düşürülmesinin sağladığı neticedir. Ateş o kadar ani ve kırıcı olmuştu ki düşman makineli tüfeklerini katırın sırtından indirip kurmaya fırsat bulamamıştır. Yunan taburundan sadece 20-25 kişi o civardaki bir mandıraya zor sığmışlardır. Poyrazın Deli Hüseyin, Arabın Salihin Ahmet ve daha birkaç vatandaş, Cevizderesin’deki şehitlerimizdir. Ama Cevizderesini çevreleyen yalçın kayalarda, bugün dahi mermi izleri, saklanabilecek her delikte birkaç düşman kemiği bulmak mümkündür.

Yukarıda bahsettiğimiz Hükümet konağı baskını ve Cevizdere zaferi tarihinin tescil ettiği ve Emet Olayı başlığıyla arşivlendiği kaynaklarda yer almaktadır.

Cevizdere Zaferine Katılan ve İsimleri Bugün İçin Tespit Olunabilen Şehit ve Gazilerimiz

Şehitler;
1- Şabanların Hasan
2- Poyrazların Hüseyin
3- Yeşillerin İbrahim
4- Topçuların Hüseyin
5- Salihlerin Ahmet
6- Malakların Ömer

Gaziler;
1- Porsukların Ahmet
2- Barışların Ahmet
3- Kakoların Mehmet
4- Demetlerin Hasan
5- Ramazanların Ali
6- Giziro Mehmet
7- Çavuşların Himmet
8- Çavuşların Mehmet
9- Çavuşların Sadık
10-Karabayramların Ali
11-Çiloların Mehmet
12-Şabanların Mehmet
13- Şabanların Ahmet
14- Şabanların Mustafa
15- Çil Mehmet
16-Gödece Mehmet
17- Çakır Ahmet
18- Çerkezin Halil Çavuş

VE EMET YAKILIYOR

Bu hadiselerden bir hafta sonra Yunan birlikleri iki koldan Emet’e akmaya başlarlar (14 Mayıs 1922) Cephede alınan ve bugün dahi miktarı bilinemeyen muazzam bir kuvvet, Emet’i sarmıştır…Halk Eğrigöz Dağlarına çekilir. Emet, Eğrigöz, Çalcağıl, Günlüce baştan başa alevler içindedir. Yunanlılar ele geçirdikleri Tapucu Mehmet Efendi ile üç mecnun, ihtiyar Mülazım Ahmet Efendi ve karısını, Hanfendinin Halil Ağa ve ninesini süngülerle katletmişler, dağlarda tutunabildikleri müdafasız halkı esir diye sürmüşlerdir. Çeteler yine boş durmamış, Emet yaylalarında silah sesleri susmamıştır.

26 Ağustos taarruzunda Emet Bucak Müdürü de Emet’ten oluşturduğu 60 atlı silahlı ile Hamidiye hanına gelip kolorduya katılarak, istiklale kadar mücadele vermişlerdir. Emet’in metin, cesur, imanlı halkı, işgale cüret eden Yunan’dan kendi payına düşen intikamı bir Yunan birliğini imha ederek kendi kendine almıştır. Bütün şehitlerine, malının, mülkünün, evinin, damının yakılması ve yıllarca süren ekonomik sıkıntılara katlanması pahasına da olsa… hepsi artık öbür aleme göçmüş bu haysiyetli, imanlı, kokusuz, kahramanlarımızı rahmetle anıyoruz.

Kaynak: http://www.emet.gov.tr/

JEOLOJİK YAPI

Eğrigöz dağının etekleri Peleozoik yaşlı kayalardan oluşmuştur. Peleozoik yaşlı oluşumlar, gnays, mikaşist ve amfiboliklerdir. Eğrigöz kütlelerinin özellikle yüksek kesimleri granit, grandiyorit ve kuvarslı diroyitlerden oluşmuştur.

Emet çevresi, sık depremler olan tektonik çukurluklar ve kırıklıklar dizisi içerisinde sayılmaktadır. Kütahya ili düzeyinde zaman zaman büyük zararlara ve ölümlere yolaçan depremler olmuş, bunlardan Emet ilçesi de büyük ölçüde etkilenmiştir. Bunlardan en önemlisi 1970 yılında olan Gediz depremidir. Bu depremden Emet İlçesi büyük ölçüde etkilenmiş ve büyük zararlara uğramıştır.

İKLİM ve BİTKİ ÖRTÜSÜ

İlçede, tam bir kara İklimi hüküm sürer. Kışları sert ve soğuk, yazları ise sıcak geçer.

8aharjar genellikle yağışlıdır. İlçe topraklarının büyük bir bölümü çam ormanları ile kaplıdır. T epelik yerlerde meşelikler çok yer tutar. Ormanların eteklerinde çevre halkının ”murt” adını verdiği küçük boylu, çok dallı ve geniş sert yapraklı ağaçlar görünür. Çam ormanlarıyla kaplı dağlarıyla, Emet, zengin bir orman varlığına sahiptir.

YERALTI ZENGİNLİKLERİ

Emet İlçesi, yeraltı kaynakları hayli zengin olan bir ilçedir ilçenin en önemli madenleri boraks, Linyit, Kaolin, mermer, demir ve kurşundur. Türkiye’nin en geniş ve zengin bor ya-takları Emet’tedir. Bor yataklarının toplam rezervi 107.177.300 tondur. Kütahya ili düzeyindeki zengin linyit yataklarının 6 milyon tonluk rezervi Emet ilçesindedir. Çavdarhisar ve Örencik yakınlarındaki mermer yataklarının, ilçenin diğer kesimlerinde bulunan kaolin, demir, asbest, kurşun yataklarının rezervleri bilinmemektedir. Ayrıca rezervi bilinmeyen bakır-kurşun-çinko karışımı yataklar da mevcuttur.

DOĞAL GÜZELLİKLERİ

Emet ilçesi tarihi değerler açısından olduğu gibi doğal güzellikler bakımından da oldukça zengin bir ilçedir. Değişik doğal yapısı ile ilgi çekici dinlenme imkanları sunmaktadır.

Eğrigöz Dağı
Dağın güney uzantılarını oluşturan Katran ve Gölcük dağları, Simav çöküntü oluğunu, kuzey-gü-ney doğrultusunda uzanan Emet çöküntü oluğundan ayırır. Akdağ kütlesinden Kocadere vadisiyle ayrılan bu dağlık kütle, güneyde Değirmendere vadisinden, kuzeyde Naşa ve Yemişlı yoluyla dış bükey bir yay biçimini alır. Simav çöküntü alanını doğudan sınırlayan ve doruğu 2181 m ‘ye ulaşan Eğrığöz Kütlesi kuzey -güney doğrultularıdır. Akdağ gibi bu kütle’de çarpılmaya Uğramıştır. Ancak bu çarpılmanın yönü1 Akdağ kütlesinin tersine, batıdan doğuya doğrudur. Eğrigöz dağının, kuzeyinden-güneyine doğru1 özellıkIe Simav çöküntü oluğuna dönük olan batı ve güneybatı yamaçları derin vadilerle parçalanmıştlr. Bu parçalanma Kocadere vadisinin doğusunda ve Simav çöküntü oluğunun güney doğusunda daha da fazladır. Bu kesimler çarpılmaya uğramış kütlenin daha dik olan yamaçlarıdır. Eğrigöz dağı, akarsularla derince yarılmış yanlarıyla plato özelliği gösterir Dağın Simav grabeninin doğusunda, kuzeybatı güneydoğu doğrultusunda uzanan güneybatı kenarı, kademeli düzlükler içinde grabene doğru alçalır. Değişik yaştaki oluşumları gelişigüzel kesen bu düzlükler yörenin tektonik gelişme dönemler gösteren aşınım düzeleridir. Bu dağın oluşumunda da epirojenik yükselmeler etken olmuştur.

Mesire Yerleri
İlçe alanının büyük çoğunu kaplayan ormanlar ve zengin bitki örtüsü Emet’te çok sayıda dinlenme yeri hazırlanmasına imkan sağlamıştır. Emet’teki mesire yerleri arasında Hisarlık tepe, Gencel, Emet çayı vadisi, Tahatalı, Kavacık, Tetik yaylası ile Kayı göleti sayılabilir.

Hisartepe
Emet ilçesine 1 Km. uzaklıktaki Hisarlık Tepe, yakınlarındaki sıcak su kaynaklarına gelenlerin, dinlenme yeri olarak sık uğradıkları bir yerdir. Dinlenme yerlerinin en yoğun kullanma dönemleri Mayıs-Eylül arasıdır.

Tetik
İlçeye 20 Km. uzaklıktaki Tetik yaylası, çam ağaçları ile kaplı geniş bir alandır. Orman işletme müdürlüğünün de dinlenme tesisleri kurduğu bu yayla, tabiat manzarası, soğuk ve çam kokulu bol içme suları ile dinlenmeye gelenlerin dikkatini çeker. Bu yaylaya çıkanlar temiz hava ile birlikte kekik ve çam kokusunuda teneffüs ederler. Günde 18000-2000 kişinin yararlanabileceği yaylanın kullanım dönemi Haziran-Eylül arasındadır.

Gencel
İlçeye 10 Km. uzaklıktaki Gencel’in özellikleri bol içme suları, ortasından akan deresi, asırlık söğüt ve kavak ağaçlarıyla temiz havasıdır. Günde 300-400 kişinin yaralandığı dinlenme yerinin en yoğun kullanma dönemi Nisan-Eylül arasıdır.

Emet Çayı
Bu çay, Şaraphane dağının kuzey eteklerinden doğar. Kuzey yönünde akan Emet çayı dalgalı bir düzlik olan Çayçinge ovasına gider. Emet’i geçtikten sonra yatağı derinleşen ırmak, Eğrigöz boğazına sokulur. Su Demirsaz köyü önlerinden kuzeybatıya yönelerek ilçe sınırları dışına çıkar. Baharda taşan Emet çayı’nın suları yazın çok azalır.

Örencik Ovası
Emet ilçesinin doğusundaki bir çöküntü alanının doğusuna yayılan bu ova, Asalanapa ovasından bir eşikle ayrılır. Kuzey doğu-Güneybatı doğrultusunda uzanan bu ovada Koca su kaynaklanır.

Emet Çayı Vadisi
Bu vadi, Eğrigöz dağlarının güney eteklerinde, genellikle kuzey-güney doğrultusunda uzanır. Eğrigöz dağının eteklerinde başlayan vadi, Hamamköy’e dek dar ve derindir. Vadi tabanı, Hisarcık yakınlarında genişler. Emet ilçesine dek geniş bir vadi sürer. Vadi, bu noktadan Eğrigöz köyünün kuzeyine dek dar ve derin bir boğaz durumundadır. Daha sonra vadi tabanı yükselir. Emet çayı vadisi Değirmisaz’ın güneyinde kuzeybatıya yönelerek ilçe sınırları, daha sonra il sınırları dışına çıkar.